<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Sohbet Odaları</title>
	<atom:link href="http://www.sohbetodalari.us/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sohbetodalari.us</link>
	<description></description>
	<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 05:57:22 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>radyasyonun zararları</title>
		<link>http://www.sohbetodalari.us/radyasyonun-zararlari.html</link>
		<comments>http://www.sohbetodalari.us/radyasyonun-zararlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 05:56:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ErjaN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[radyasyondan korunma yolları]]></category>

		<category><![CDATA[radyasyonu yenme yolları]]></category>

		<category><![CDATA[radyasyonunun zararlarından korunmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetodalari.us/?p=487</guid>
		<description><![CDATA[radyasyonun zararlar ve korunma yolları
Evrenin ve hayatın bir parçası olan Radyasyon&#8217;dan nasıl korunmalı ve nerelerde daha çok radyasyon bulunuyor

Doğal radyasyon kaynaklarının başında toprak ve güneş geliyor. Güneşin yanı sıra uzayın derinliklerinden ve hatta galaksilerden, atmosfer içindeki atomlarla etkileşerek gama radyasyonu olarak dünyaya gelen kozmik ışınlar da doğal radyasyon kaynakları olarak biliniyor. Işık görünen, ısı da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>radyasyonun zararlar ve korunma yolları</em></strong><br />
Evrenin ve hayatın bir parçası olan Radyasyon&#8217;dan nasıl korunmalı ve nerelerde daha çok radyasyon bulunuyor<br />
<span id="more-487"></span></p>
<p>Doğal radyasyon kaynaklarının başında toprak ve güneş geliyor. Güneşin yanı sıra uzayın derinliklerinden ve hatta galaksilerden, atmosfer içindeki atomlarla etkileşerek gama radyasyonu olarak dünyaya gelen kozmik ışınlar da doğal radyasyon kaynakları olarak biliniyor. Işık görünen, ısı da hissedilen bir radyasyon kaynağı.</p>
<p>Dünyamız da bir miktar radyoaktif. Yani havasında, suyunda, toprağında doğal radyoaktif maddeler bulunuyor. Yeryüzünde granit, kum taşı, kireç taşı gibi bazı kayalar, uranyum, toryum ile potasyon-40 gibi doğal radyoaktif maddeleri yapısında bulunduruyor. Bunlardan elde edilen malzemelerle kullanılarak yapılan binalar da doğal radyasyon kaynağı.</p>
<p>Radyasyonun tehlikeli olması ışınlama derecelerine, yani maruz kalınan radyasyon miktarına bağlı. Yapay radyasyon kaynaklarından korunmak için pek çok yöntem bulunmakla birlikte, doğal radyasyonun tümünden korunmak mümkün olmuyor.</p>
<p>Ancak miktarın azaltılması için bazı önlemler alınması gerekiyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı&#8217;nın verilerine göre, doğal radyasyon nedeniyle tüm canlılar yıllık ortalama 2,8 milisivert (mSv) radyasyona maruz kalıyor. Bu miktarın yüzde 85&#8242;i doğal kaynaklardan yani topraktan, güneşten ve uzaydan gelen kozmik ışınlardan kaynaklanıyor. Geriye kalan yüzde 14&#8242;ü tıbbi ışınlamalar ve yüzde 1&#8242;i de insan yapımı (nükleer silah denemeleri nedeniyle atmosfere salınmış radyoaktivite ve nükleer santral) unsurlardan kaynaklanıyor.</p>
<p>En sağlıklısı ahşap ev</p>
<p>İnsan hayatı boyunca en fazla maruz kaldığı doğal radyasyon radon gazı (Dünyanın oluşumundan itibaren yerkürenin içerisinde bulunan uranyum, toryum gibi radyoaktif maddeler bozunarak radon gibi maddelere dönüşüyor). Topraktan sızan bu gaz özellikle kapalı alanlarda toplanıyor.</p>
<p>Brezilya, Hindistan&#8217;ın bazı plajları, İran&#8217;ın bazı bölgeleri ile Norveç, İsveç gibi kuzey ülkelerinde doğal radyasyon daha çok bulunuyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı&#8217;nın verilerine göre radonda dünya ortalaması 400 Bekerel/metreküp (Bq/m3), Türkiye ortalaması ise 52 Bq/m3. Yani Türkiye&#8217;de korkulacak düzeyde bir radon birikimi söz konusu değil.</p>
<p>Buna rağmen kapalı ortamlara çok dikkat etmek gerekiyor. Bu gaz binalarda yeraltından sızarak binalarda duvar ve tesisat boşluklarına sızarak odaların içerisine giriyor. Ortalama olarak da kapalı bir ortamda 24 saate bir en üst seviyeye ulaşıyor.</p>
<p>Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Radyasyon Sağlığı ve Güvenliği Dairesi Başkanı Dr. İsmail Hakkı Arıkan, &#8220;Bu gazdan korunmanın tek çaresi en az 24 saatte bir evleri 15 dakika havalandırmaktır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Radon gazı topraktan çıkan ve yerden yükselen bir gaz olduğunu, bu nedenle giriş veya bodrum katlarında oturan insanların radona daha çok maruz kaldığına da işaret eden Arıkan, &#8220;Havalandırılmamış odada bir de sigara içilirse, radon ve sigara kanseri tetikleyen en önemli unsurlardan biri&#8221; dedi.</p>
<p>Öte yandan eski evlerde yıpranmış tesisat ve duvar boşluklarından da radonun daha hızlı çıktığı ifade ediliyor. Radon, çimento, kiremit gibi topraktan üretilen yapı malzemelerinde de bulunduğu için ahşap evlerin daha sağlıklı olduğunu da belirtiliyor.</p>
<p>Gıdalardaki radyasyon</p>
<p>Toprakta olan doğal radyasyon nedeniyle gıdalarda da radyasyon bulunuyor. Gıdalar içerisinde de ayçiçeği, havuç, patates, kuruyemiş, maden sularında diğer gıdalara göre daha yüksek radyasyon bulunuyor.</p>
<p>Düşük düzeyli radyasyondan korkulmaması gerektiğini, hatta bunların vücut için ihtiyaç olarak bile nitelendirilebileceğini kaydeden İsmail Arıkan, &#8220;Toprakta bulunan herşey bizim vücudumuzda da var. Bu zararlı radyasyon değil ama radyoaktivite vardır. Bu şuna benzer vücudunuzun demire de ihtiyacı var, çinkoya da. Bunları almanız gerekiyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;Röntgen çekilince radyoaktif olunmuyor&#8221;</p>
<p>Hastanede çekilen filmlerin de iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olduğuna işaret eden Arıkan, film çektirince radyoaktif olunmadığını ve film çektiren kişinin de sanıldığı gibi etrafa radyasyon yaymadığını söyledi.</p>
<p>Arıkan, &#8220;Filmler x ışını denilen radyasyonla çekiliyor. Lambadan gelen ışık gibi düğmeye basıldığı zaman ışık geliyor, düğmeye basıldığında da bitiyor. Vücutta birikimi söz konusu olmuyor&#8221; dedi.</p>
<p>Nükleer tıpta vücuda verilen radyoaktif maddeler nedeniyle hassa belli bir süre dışarıya çıkarılmıyor, hatta bu kişilerin idrarları, dışkıları bir süre korunuyor, zararsız seviyelere çekildikten sonra da atılıyor.</p>
<p>Yapay radyasyon kaynakları</p>
<p>Yapay radyasyon kaynakları, insan yapısı yapay radyasyon kaynakları x ışınlarının ve nükleer reaktörlerin keşfinden sonra insanlığın hizmetine yaygın olarak sunuldu.</p>
<p>Yapay radyasyonun fabrikalarda, eğitimde, endüstride, tarımda birçok uygulama alanı bulunuyor. Cep telefonları, elektrikli aletler, fön makinesi, traş makinesi, mikrodalgalar iyonlaştırıcı olmayan radyasyon kaynaklarından bazıları.</p>
<p>İyonlaştırıcı olmayan radyasyonun çok net sonuçları olmasa da bazı bilim adamları psikolojik etkilerinden kansere kadar birçok şeye yol açtığını belirtiliyor.</p>
<p>Radyasyonun zararları tam olarak tespit edilmediği için bu tür kaynakların minimize edilmesi gerektiğine işaret eden Arıkan, TAEK olarak bu nedenle hava alanlarına konulmak istenen insan görüntüleyen cihazlara izin vermediklerini belirtti. Arıkan alışveriş merkezleri ve havaalanlarındaki güvenlik kapılarının metal dedektör olduğunu ve radyasyon bulunmadığına da dikkat çekti.</p>
<p>Yapay radyasyondan korunmak için öneriler</p>
<p>Yapay radyasyon konusunda araştırma yapan Gazi Üniversitesi Noniyonizan Radyasyondan Korunma Merkezi&#8217;nin elektromanyetik radyasyondan korunmak için önerileri şöyle:</p>
<p>&#8220;-Kullanmadığınız elektrikli aletleri ya kapalı tutunuz ya da fişten çıkarınız. Çünkü cihazlar &#8220;stand by&#8221; konumunda kaldığı sürece elektromanyetik kirlilik yaratıyor.</p>
<p>-Düşük radyasyonlu bilgisayar ekranı kullanmaya özen gösteriniz ya da ekran filtresi kullanınız, mümkünse plazma ekran tercih ediniz.</p>
<p>-Ekonomi (halojen ve flüoresan) lambaları okuma lambası olarak kullanmamaya özen gösteriniz.</p>
<p>-Dinlendirici bir uykuya geçmek için en ideal koşulun yatak odasında TV ve bilgisayar bulundurmamak veya bu cihazların tamamen kapalı konumda olmasını sağlamak olduğunu hatırlayın.</p>
<p>-Elektrikli battaniyeyi yatağa girmeden kapatınız.</p>
<p>-Elektrikle çalışan radyolu çalar saatleri başınızdan mümkün olduğunca uzakta tutunuz, mümkünse pille çalışanlarını tercih ediniz.</p>
<p>-Güçlü elektromanyetik alanlar pineal bezden melatonin salgılanmasını etkiler. Saç kurutma makinesinin manyetik alanı yüksektir, bu nedenle sürekli kullanmak yerine aralıklarla kısa süreli kullanınız.</p>
<p>-Yatak odasında başucunuzdaki duvarla komşunuzda bir elektronik aletin bitişik durmamasını sağlamaya çalışınız.</p>
<p>-Cep telefonlarını sohbet amaçlı kullanmayınız. Cep telefonunuz kullanmadığınız sürede mümkünse kapalı olsun.</p>
<p>-Cep telefonu kullanımının beyin aktivitesinde etkili olduğu gösteren çalışmalar var. Çocuklarda sinir sistemi ve başın gelişimine devam ediyor olması dolayısıyla, çocukların ve gençlerin yetişkinlerden daha çok risk altında olduğu bir gerçektir. Bu nedenle 16 yaş altındaki çocukların cep telefonu kullanmamaları, kullanmalarının zorunlu olması durumunda ise günde 10 dakikayı geçmemeleri Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından önerilmektedir.</p>
<p>-Cep telefonu kullanırken kesinlikle kulaklık kullanınız. Cep telefonunu açıksa kendinizden en uzak mesafeye bırakınız. SAR 1 W/kg olan cep telefonlarını tercih ediniz.</p>
<p>-Dizüstü bilgisayarlar (LCD ekran) şarjlı kullanıldığında düşük EM alana sahiptir, uzakta şarj ediniz.</p>
<p>-Fotokopi makinelerinden (yüksek manyetik alan) en az 50 cm uzakta durunuz.</p>
<p>-Elektrikli tıraş makinesini mümkünse şarjlı kullanmayı tercih ediniz.</p>
<p>-TV ekranlarından (ön ve arkasından) en az 2 m uzakta bulununuz.</p>
<p>-Elektrikli daktiloları kullanmadığınızda fişten çıkartınız.</p>
<p>Radyasyonun yararı da varmış</p>
<p>Bu arada dünyada radyasyonun yararlı olduğuna dair bilimsel çalışmalar da yapılıyor. Örneğin farelerde düşük seviyeli radyasyonla ilgili deneyler sonucunda, farelerin üremelerinin, hastalıklara karşı direncinin arttığı, enfeksiyonların da iyileştiği görüldü.</p>
<p>Radyasyonla tedavi yapılan kaplıcalar da çeşitli ülkelerde bulunuyor. Avrupa&#8217;da bulunan radon mağazalarında özellikle solunum sistemi rahatsızlığı olan insanlar tedavi görüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetodalari.us/radyasyonun-zararlari.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>adana telliderede cinayet</title>
		<link>http://www.sohbetodalari.us/adana-telliderede-cinayet.html</link>
		<comments>http://www.sohbetodalari.us/adana-telliderede-cinayet.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 05:44:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ErjaN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>

		<category><![CDATA[adana tellideredeki cinayet]]></category>

		<category><![CDATA[Şahide Aykutlu]]></category>

		<category><![CDATA[Şahide Aykutlu cinayeti]]></category>

		<category><![CDATA[tellidere yıldız apartmanında cinayet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetodalari.us/?p=485</guid>
		<description><![CDATA[adanada barda çalışan iki kız kardeş evlerinde ölü bulundu

Sabaha doğru yataklarında kurşunlanan iki kız kardeş, yaşamını yitirdi. 
Adana&#8217;da bir barda çalışan 2 kız kardeş, evlerinde başlarından vuruldu. 27 yaşındaki Şahide Aykutlu olay yerinde yaşamını yitirirken, ağır yaralanan kardeşi 20 yaşındaki Gülbahar Sağlam&#8217;ın tedavisi sürüyor.
Yataklarında uyurken kurşunlandılar
Tellidere Mahallesi 72194 Sokak&#8217;taki Yıldız Apartmanı&#8217;nda oturan 2 kardeş, sabaha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>adanada barda çalışan iki kız kardeş evlerinde ölü bulundu</em></strong><br />
<span id="more-485"></span><br />
Sabaha doğru yataklarında kurşunlanan iki kız kardeş, yaşamını yitirdi. </p>
<p>Adana&#8217;da bir barda çalışan 2 kız kardeş, evlerinde başlarından vuruldu. 27 yaşındaki Şahide Aykutlu olay yerinde yaşamını yitirirken, ağır yaralanan kardeşi 20 yaşındaki Gülbahar Sağlam&#8217;ın tedavisi sürüyor.</p>
<p>Yataklarında uyurken kurşunlandılar<br />
Tellidere Mahallesi 72194 Sokak&#8217;taki Yıldız Apartmanı&#8217;nda oturan 2 kardeş, sabaha karşı evlerine gelip yattı. İddiaya göre, Aykutlu&#8217;nun erkek arkadaşı olduğu öğrenilen Mehmet Toprak, sabah erken bir saatte eve gelerek 2 kız kardeşi yataklarında uyurken kurşunladı. Yaşları 3 ile 15 arasında değişen kardeşleri Davut, Agit, Sümeyya ile ölen Şahide Aykutlu’nun kızı Zinar ile yaralanan Gülbahar Sağlam&#8217;ın oğlu Cemre&#8217;nin de bulunduğu evden silah seslerinin geldiğini duyan apartman görevlisinin ihbarı üzerine eve giden polis, kız kardeşleri yataklarında kafalarından vurulmuş şekilde buldu. Adana&#8217;da bir barda garson olarak çalıştıkları öğrenilen kardeşlerden sol gözünden vurulan abla Aykutlu olay yerinde yaşamını yitirirken, sağ kulağından kurşunlanan kardeşi ise Çukurova Devlet Hastanesi&#8217;ne götürüldü. Durumunun ağır olduğu belirlenen Sağlam Yoğun Bakım Servisi’nde tedaviye alındı.</p>
<p>Çocuklardan bilgi alan polis, Toprak&#8217;ın eve gelerek, kız kardeşleri kurşunladığını öğrendi. Çocukların ilk ifadelerinde, katile kapıyı kimin açtığı henüz tam olarak belirlenemedi. Olay sonrası şoka giren ve apartman görevlisinin evine götürdüğü çocukları, daha sonra Adana Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü yetkilileri teslim aldı.</p>
<p>Olayla ilgili soruşturma sürerken, polis suç aletiyle birlikte kaçan Toprak&#8217;ı arıyor</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetodalari.us/adana-telliderede-cinayet.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>karabük yenicede tren kazası</title>
		<link>http://www.sohbetodalari.us/karabuk-yenicede-tren-kazasi.html</link>
		<comments>http://www.sohbetodalari.us/karabuk-yenicede-tren-kazasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 05:31:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ErjaN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>

		<category><![CDATA[74 BN 648]]></category>

		<category><![CDATA[Balıkısık]]></category>

		<category><![CDATA[Balıkısık hemzemin geçit kazası]]></category>

		<category><![CDATA[Şevki Bostancı]]></category>

		<category><![CDATA[Şevki Bostancı tren kazası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetodalari.us/?p=483</guid>
		<description><![CDATA[acele etmek isteyen sürücü hayatını kaybetti

Karabük&#8217;ün Yenice ilçesi Balıkısık mevkiinde, yolcu treninin hemzemin geçitte otomobile çarpması sonucu 1 kişi yaşamını yitirdi.
Edinilen bilgiye göre, Zonguldak&#8217;tan Karabük&#8217;e giden 21603 sefer sayılı yolcu treni, Balıkısık yakınlarındaki hemzemin geçitte Şevki Bostancı (42) idaresindeki 74 BN 648 plakalı otomobile çarptı. Yaklaşık 100 metre trenin altında sürüklenen aracın sürücüsü Şevki Bostancı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>acele etmek isteyen sürücü hayatını kaybetti</em></strong><br />
<span id="more-483"></span><br />
Karabük&#8217;ün Yenice ilçesi Balıkısık mevkiinde, yolcu treninin hemzemin geçitte otomobile çarpması sonucu 1 kişi yaşamını yitirdi.<br />
Edinilen bilgiye göre, Zonguldak&#8217;tan Karabük&#8217;e giden 21603 sefer sayılı yolcu treni, Balıkısık yakınlarındaki hemzemin geçitte Şevki Bostancı (42) idaresindeki 74 BN 648 plakalı otomobile çarptı. Yaklaşık 100 metre trenin altında sürüklenen aracın sürücüsü Şevki Bostancı hayatını kaybetti. Güçlükle araçtan çıkarılan ceset, otopsi yapılmak üzere Karabük Şirinevler Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.<br />
Görgü tanıkları, tren gelmesine rağmen Şevki Bostancı&#8217;nın geçmek için acele ettiğini kaydetti. Makinistler, ifadeleri alınmak üzere Yenice Jandarma Karakolu&#8217;na götürüldü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetodalari.us/karabuk-yenicede-tren-kazasi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>dedikodu cinayeti</title>
		<link>http://www.sohbetodalari.us/dedikodu-cinayeti.html</link>
		<comments>http://www.sohbetodalari.us/dedikodu-cinayeti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Jul 2010 07:11:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ErjaN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[Ahmet Demir]]></category>

		<category><![CDATA[Ahmet Demir cinayeti]]></category>

		<category><![CDATA[bandırmada abi cinayeti]]></category>

		<category><![CDATA[bandırmada emekli polis cinayeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetodalari.us/?p=481</guid>
		<description><![CDATA[bandırmada emekli polis memuru dedikodu yüzünden kardeşini öldürdü

Balıkesir&#8217;in Bandırma İlçesi&#8217;nde, 60 yaşındaki Ahmet Demir, emekli polis memuru kardeşi 51 yaşındaki Süleyman Demir&#8217;i tabancayla vurarak öldürdü. Cinayete, geçen yıl oğlunu kaybeden Süleyman Demir&#8217;in ağabeyine, “Sen benim yavrumun ölümünden dolayı seviniyormuşsun” dedikodusunu aktarmasının ardından çıkan tartışmanın neden olduğu öğrenildi.
Bandırma&#8217;ya bağlı Doğaköy&#8217;de oturan emekli polis memuru Süleyman Demir, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>bandırmada emekli polis memuru dedikodu yüzünden kardeşini öldürdü</em></strong><br />
<span id="more-481"></span><br />
Balıkesir&#8217;in Bandırma İlçesi&#8217;nde, 60 yaşındaki Ahmet Demir, emekli polis memuru kardeşi 51 yaşındaki Süleyman Demir&#8217;i tabancayla vurarak öldürdü. Cinayete, geçen yıl oğlunu kaybeden Süleyman Demir&#8217;in ağabeyine, “Sen benim yavrumun ölümünden dolayı seviniyormuşsun” dedikodusunu aktarmasının ardından çıkan tartışmanın neden olduğu öğrenildi.</p>
<p>Bandırma&#8217;ya bağlı Doğaköy&#8217;de oturan emekli polis memuru Süleyman Demir, geçen yıl meydana gelen trafik kazasında oğlu Astsubay Refik Demir&#8217;i kaybetti. Çocuğunun ölümünden sonra rahatsızlanan Süleyman Demir, oğlunun ölümüne, aralarında husumet olan ağabeyi Ahmet Demir&#8217;in sevindiği şeklinde köydeki dedikoduları duyunca bir ay önce ağabeyi ile kavga etti.</p>
<p>Köylüler tarafından barıştırılan ağabey- kardeş arasındaki bu sorun önceki gün tekrar gündeme geldi ve kardeşler yine tartışıp küstü. Bu sabah köy meydanında karşılaşıp küfürleşen taraflar arasında önce tartışma sonra kavga çıktı. Bu sırada belindeki tabancayı çıkartan Ahmet Demir, kardeşini 4 kurşunla vurarak öldürdü.</p>
<p>Cinayetten sonra jandarma tarafından yakalanan Ahmet Demir gözaltına alınırken Süleyman Demir&#8217;in cesedi otopsi yapılmak üzere Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetodalari.us/dedikodu-cinayeti.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>senin hikayen ne</title>
		<link>http://www.sohbetodalari.us/senin-hikayen-ne.html</link>
		<comments>http://www.sohbetodalari.us/senin-hikayen-ne.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 05:48:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ErjaN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[facebook hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[facebook hikayesi]]></category>

		<category><![CDATA[Facebook Stories]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetodalari.us/?p=479</guid>
		<description><![CDATA[facebook kullanıcı sayısının 500 milyona ulaşmasının ardından site yeni bir uygulama başlattı

&#8216;Facebook Stories&#8217; isimli  uygulamada Facebook kullanıcıları kendi tecrübelerini diiğer kullanıcılar ile paylaşıyor.
Bir dünya haritası yerleştirilen sayfada ister kategoriye göre ister lokasyona göre hikayelere ulaşabiliyorsunuz.
Site kurucusu Mark Zuckerberg kendi hikayesinde NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen&#8217;in Facebook’taki hayranlarıyla buluşup jogging yaptığını yazmış durumda.
Mark Zuckerberg&#8217;in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>facebook kullanıcı sayısının 500 milyona ulaşmasının ardından site yeni bir uygulama başlattı</em></strong><br />
<span id="more-479"></span><br />
&#8216;Facebook Stories&#8217; isimli  uygulamada Facebook kullanıcıları kendi tecrübelerini diiğer kullanıcılar ile paylaşıyor.</p>
<p>Bir dünya haritası yerleştirilen sayfada ister kategoriye göre ister lokasyona göre hikayelere ulaşabiliyorsunuz.</p>
<p>Site kurucusu Mark Zuckerberg kendi hikayesinde NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen&#8217;in Facebook’taki hayranlarıyla buluşup jogging yaptığını yazmış durumda.</p>
<p>Mark Zuckerberg&#8217;in kişisel profiline girdiğinizde kendini &#8216;Görevimiz, Facebook sayesinde dünyanın daha açık hale gelip insanların daha fazla bir olmasına yardımcı olmak.&#8217; ifadesi ile tanımladığını görebiliyorsunuz.</p>
<p>22.5 milyon Türk kullanıcısı olan Facebook&#8217;ta Türklerden ne tür hikayelerin geleceği merak konusu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetodalari.us/senin-hikayen-ne.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>internet siteniz güncel mi</title>
		<link>http://www.sohbetodalari.us/internet-siteniz-guncel-mi.html</link>
		<comments>http://www.sohbetodalari.us/internet-siteniz-guncel-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 05:31:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ErjaN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[internet sitesi güncelleme]]></category>

		<category><![CDATA[internet sitesi nasıl güncellenir]]></category>

		<category><![CDATA[web sitesi güncellemek]]></category>

		<category><![CDATA[web sitesini güncel tutmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetodalari.us/?p=477</guid>
		<description><![CDATA[bir internet sitesinin eskidiğini gösteren 6 önemli faktör

Pek çok kullanıcının satın alma süreçleri için internete başvurduğu günümüzde internet sitelerinin güncel olması bir özellik değil artık bir gereklilik.
Web sitesinin eskiyip eskimediğini anlamak isteyen kurumlara 6 işaretle yol gösteren daha.net, eski ve güvenilir olmayan web sitelerinin mevcut ve potansiyel müşterileri kaçırabileceğinin altını çiziyor.  “Türkiye’de internet artık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>bir internet sitesinin eskidiğini gösteren 6 önemli faktör</em></strong><br />
<span id="more-477"></span><br />
Pek çok kullanıcının satın alma süreçleri için internete başvurduğu günümüzde internet sitelerinin güncel olması bir özellik değil artık bir gereklilik.</p>
<p>Web sitesinin eskiyip eskimediğini anlamak isteyen kurumlara 6 işaretle yol gösteren daha.net, eski ve güvenilir olmayan web sitelerinin mevcut ve potansiyel müşterileri kaçırabileceğinin altını çiziyor.  “Türkiye’de internet artık daha.net” sloganıyla Türk internet pazarına giren daha.net, web sitesinin eskiyip eskimediğini anlamak isteyenlere yol gösteriyor.</p>
<p>İşte internet sitenizin güncelliğini sorgulayabileceğiniz 6 önemli faktör:</p>
<p>1.    Hâlâ bir Splash sayfanız mı var?<br />
Acelesi olan müşterilerin açılış sayfasının yüklenmesi için geçen sürede kaçabileceği için  birçok modern web sitesi bu yaklaşımı tamamen terk etti. Çevrimiçi satın alma sürecinde kullanıcıya ihtiyacı olan veriyi en hızlı biçimde sunmanın ve doğru mesajı (örneğin satın alma güdüsünü) kesin bir dille vermenin önemli olduğu noktasından hareketle, firma ve bireylere Splash sayfasından hemen kurtulmalarını öneriliyor. </p>
<p>2.    Tüm haklarınız geçmişte saklı<br />
Genel olarak bir web sitesinin eski olduğunu en bariz biçimde ortaya koyan yerin en altta yer alan “Copyright” bölümüdür. Bu alanda “Tüm hakları saklıdır, 2009″ yazdığı takdirde kullanıcıların söz konusu sitenin yenilenmediğini düşüneceğinden ve dolayısıyla güven kaybı yaşanabiliyor.</p>
<p>3.    Tutarlılık<br />
Firmalar zaman zaman işlerini büyütüp küçültebiliyor. Ancak bu süreçte web sitesinin de değişikliklere uyması gerekiyor. Aksi halde oluşan tutarsızlık müşteri kaybına yol açabiliyor. Dolayısıyla firmaların artık sunmadığı hizmetlere web sitesinde yer vermeleri ya da sunulan hizmetlerin web sitesinde belirtilmemesi güvenilirliği zedeliyor. </p>
<p>4.    Eski ve hatalı SEO tekniklerinin kullanımı<br />
Bir web sitesinin kodlarına bakıldığında resimlerin arkasına gizlenmiş veya sayfanın en altına arka plan rengi ile aynı renkte yazılmış metinler olduğu takdirde o sitenin gerçekten eskimiş olduğu bir anlamda vurgulanmış oluyor. Üstelik bu durum söz konusu web sitesinin arama motorlarından atılmasına ve dolayısıyla firmanın en büyük satış kanallarından birini kaybetmesine yol açabiliyor.  </p>
<p>5.    Tarayıcı uyumsuzlukları<br />
Eskiden bir web sitesinin sadece Internet Explorer’da düzgün görünmesi yeterliyken bugün artık Firefox, Safari, Opera ve Chrome gibi çok güçlü rakip tarayıcıların bulunduğunu unutmamak, siteleri de bu tarayıcıları düşünerek geliştirmek gerekiyor. Aksi halde sitelerin söz konusu tarayıcılarda yanlış veya bozuk görünebilir ve hatta site yerine bir hata mesajı çıkabilir. Elbett mobil tarayıcıların da site tasarım ve uygulamasında hesaba katılması gerekiyor. Ayrica Flash teknolojisinin en popüler akıllı telefonlardan olan iPhone tarafından desteklenmediğini göz önünde bulundurmak çok önemli.</p>
<p>6.    Sadece eski<br />
Web tasarımları da moda tasarımları gibi görsel akımlar olduğundan, bir web sitesi bu akımların, trendlerin dışında kaldığı takdirde eski görünecektir. </p>
<p>Timur Çataklı, konu hakkındaki görüşlerini şöyle dile getiriyor: “İnternet hayatımızın bir parçası ve özellikle firmaların hedef kitlelerine ulaşmadaki en önemli kanalı. Bu anlamda bir kurum için olmazsa olmaz bir araç olan internet sitelerinin de belirli kriterlere uyması gerekiyor. Bu kriteler hem hedef kitlenin firmalara kolayca ulaşmasını, hem de aradığı şeyi rahatça bulmasını sağlıyor. daha.net olarak dileyen tüm kurumlara uçtan uca internet çözümleri sunmaya ve hedef kitlelerine ulaşmalarını sağlayacak en doğru yolda onlara destek olmaya devam edeceğiz.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetodalari.us/internet-siteniz-guncel-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>bilgisayar acıktırıyor</title>
		<link>http://www.sohbetodalari.us/bilgisayar-aciktiriyor.html</link>
		<comments>http://www.sohbetodalari.us/bilgisayar-aciktiriyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 05:33:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ErjaN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[bilgisayarın beslenmeye zararı]]></category>

		<category><![CDATA[bilgisayarın obeziteye etkisi]]></category>

		<category><![CDATA[Obezite Kongresi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetodalari.us/?p=475</guid>
		<description><![CDATA[ 
uluslararası obezite kongresinde bilgisayar kullanıcıların şişmanlama eğiliminin ardında hareketsizlikten başka bir sebep daha olduğu açıklandı

İsveç&#8217;in Stockholm şehrinde düzenlenen Uluslararası Obezite Kongresi&#8217;nde bir konuşma yapan Kopenhag Üniversitesi&#8217;nden Dr. Jean Phillipe Chaput bilgisayar karşısında uzun süre oturan kişilerin şişmanlamasının sebebinin sadece hareketsiz kalmak olmadığını iddia etti.
Daha önceleri bilgisayar kullanıcılarının şişmanlama eğiliminin hareketsiz kalma sebebiyle olduğunun zannedildiğini belirten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p class="spot"><strong><em>uluslararası obezite kongresinde bilgisayar kullanıcıların şişmanlama eğiliminin ardında hareketsizlikten başka bir sebep daha olduğu açıklandı</em></strong></p>
<p><span id="more-475"></span></p>
<p>İsveç&#8217;in Stockholm şehrinde düzenlenen Uluslararası Obezite Kongresi&#8217;nde bir konuşma yapan Kopenhag Üniversitesi&#8217;nden Dr. Jean Phillipe Chaput bilgisayar karşısında uzun süre oturan kişilerin şişmanlamasının sebebinin sadece hareketsiz kalmak olmadığını iddia etti.</p>
<p>Daha önceleri bilgisayar kullanıcılarının şişmanlama eğiliminin hareketsiz kalma sebebiyle olduğunun zannedildiğini belirten Dr. Chaput, bu eğilimin başka bir sebebi olduğunu söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetodalari.us/bilgisayar-aciktiriyor.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>eskişehirde düğün kazası</title>
		<link>http://www.sohbetodalari.us/eskisehirde-dugun-kazasi.html</link>
		<comments>http://www.sohbetodalari.us/eskisehirde-dugun-kazasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 05:26:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ErjaN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>

		<category><![CDATA[16 HN 362]]></category>

		<category><![CDATA[26 AD 143]]></category>

		<category><![CDATA[eskişehir bursa karayolunda kaza]]></category>

		<category><![CDATA[eskişehirde düğün dönüşü kaza]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetodalari.us/?p=473</guid>
		<description><![CDATA[eskişehirde düğün dönüşü can pazarı

Eskişehir&#8217;de meydana gelen trafik kazasında ilk belirlemelere göre, 3 kişi öldü, 10 kişi yaralandı.
Konya&#8217;daki bir düğünden dönen ve sürücüsünün kimliği henüz belirlenemeyen 16 HN 362 plakalı minibüs, Eskişehir-Bursa karayolunun 17. kilometresinde yol kenarında park halindeki 26 AD 143 plakalı kamyona arkadan çarptı.
Kazada, ilk belirlemelere göre minibüsteki 3 kişi öldü, 10 kişi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>eskişehirde düğün dönüşü can pazarı</em></strong><br />
<span id="more-473"></span><br />
Eskişehir&#8217;de meydana gelen trafik kazasında ilk belirlemelere göre, 3 kişi öldü, 10 kişi yaralandı.</p>
<p>Konya&#8217;daki bir düğünden dönen ve sürücüsünün kimliği henüz belirlenemeyen 16 HN 362 plakalı minibüs, Eskişehir-Bursa karayolunun 17. kilometresinde yol kenarında park halindeki 26 AD 143 plakalı kamyona arkadan çarptı.</p>
<p>Kazada, ilk belirlemelere göre minibüsteki 3 kişi öldü, 10 kişi yaralandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetodalari.us/eskisehirde-dugun-kazasi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>salladıkça şarj olan pil</title>
		<link>http://www.sohbetodalari.us/salladikca-sarj-olan-pil.html</link>
		<comments>http://www.sohbetodalari.us/salladikca-sarj-olan-pil.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 06:08:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ErjaN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[kendi kendine şarj olan pil]]></category>

		<category><![CDATA[sallandıkça şarj olan pil]]></category>

		<category><![CDATA[sallanınca şarj olan pil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetodalari.us/?p=471</guid>
		<description><![CDATA[brother ındustries geliştirdiği yeni pil teknolojisiyle pillerin olduğu yerde hiçbir aparata gerek olmaksızın şarj olmasını sağlayacak

Brother Industries, geliştirdiği yeni pil teknolojisiyle pillerin olduğu yerde hiçbir aparata gerek olmaksızın şarj olmasını sağlayacak. Pillerin şarj olabilmesi için sağa sola birkaç kez sallanması yeterli olacak.
 günümüzde kullanılan pillerin (AA veya AAA tipi) içerisindeki enerji tükendiğinde kullanıcıların yeni bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>brother ındustries geliştirdiği yeni pil teknolojisiyle pillerin olduğu yerde hiçbir aparata gerek olmaksızın şarj olmasını sağlayacak</em></strong><br />
<span id="more-471"></span><br />
Brother Industries, geliştirdiği yeni pil teknolojisiyle pillerin olduğu yerde hiçbir aparata gerek olmaksızın şarj olmasını sağlayacak. Pillerin şarj olabilmesi için sağa sola birkaç kez sallanması yeterli olacak.<br />
 günümüzde kullanılan pillerin (AA veya AAA tipi) içerisindeki enerji tükendiğinde kullanıcıların yeni bir pil satın alması gerekiyor. Bunun yanısıra tekrar tekrar şarj olabilen piller de kullanıcılar için kısmen bir çözüm sağlayabiliyor.</p>
<p>Ancak Brother Industries, geliştirdiği yeni pil teknolojisi ile pillerin kendi kendine şarj olabilmesini sağlayacak. &#8220;Vibration-powered Generating Battery&#8221; ismi verilen yeni pil teknolojisi, titreşim yoluyla şarj olabiliyor. Bunun anlamı ise şu: Enerjisi minimum seviyeye inen bu pilleri kısa bir süre salladığınızda (titreştirdiğinizde) pil olduğu yerde maksimum güç seviyesine ulaşabiliyor ve bunun için herhangi bir cihaz kullanımına da gerek kalmıyor.</p>
<p>Örneğin TV kumandanızın içerisinde bulunan pili düşünelim. Kumandayı elinizle sağa sola bir süre salladığınızda kumandanın içerisindeki pil tekrar doluyor ve bu şekilde pil değiştirme derdi ortadan kalkıyor.<br />
Henüz prototip aşamasında olan yeni nesil pil teknolojisinin pil çöplüğünü ortadan kaldıracağını açıklayan Brother Industries yetkilileri, artık kullanıcıların enerjisi tükenen pil derdinden tamamen kurtulacağına dikkat çekti.</p>
<p>AA ve AAA ölçülerindeki pilleri kapsayacak olan yeni teknolojik pillerin, görünüşte sıradan pillerden hiçbir farkı olmayacak. Şirket, Temmuz ayının 21&#8242;inde Tokyo&#8217;da başlayacak olan teknoloji fuarında da ürünün lansmanını yapmayı planlıyor</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetodalari.us/salladikca-sarj-olan-pil.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ilk çift ekranlı notebook</title>
		<link>http://www.sohbetodalari.us/ilk-cift-ekranli-notebook.html</link>
		<comments>http://www.sohbetodalari.us/ilk-cift-ekranli-notebook.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 06:14:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ErjaN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[çift ekranlı notebook]]></category>

		<category><![CDATA[çift ekranlı notebook kullanımı]]></category>

		<category><![CDATA[toshiba çift ekranlı notebook]]></category>

		<category><![CDATA[toshibanın çift ekranlı notebooku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetodalari.us/?p=469</guid>
		<description><![CDATA[toshibadan çift ekranlı notebook

Toshiba 25. yılına özel dünyada ilk olan çift ekranlı notebook&#8217;unu tanıttı.
Toshiba’nın 1985 yılında üretilen dünyanın ilk seri notebook’u T1100’ün 25. yılı dolayısıyla oluşturulan Toshiba Başyapıtlar Sergisi’nde, markanın yeni ürünleri, Avrupa’nın en ince ve hafif tam fonksiyonlu 13 inçlik notebook’u Portege R700, dünyanın ilk çift ekranlı notebook’u Libretto W100 ve şarj etme ihtiyacı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>toshibadan çift ekranlı notebook</strong><br />
<span id="more-469"></span><br />
Toshiba 25. yılına özel dünyada ilk olan çift ekranlı notebook&#8217;unu tanıttı.</p>
<p>Toshiba’nın 1985 yılında üretilen dünyanın ilk seri notebook’u T1100’ün 25. yılı dolayısıyla oluşturulan Toshiba Başyapıtlar Sergisi’nde, markanın yeni ürünleri, Avrupa’nın en ince ve hafif tam fonksiyonlu 13 inçlik notebook’u Portege R700, dünyanın ilk çift ekranlı notebook’u Libretto W100 ve şarj etme ihtiyacı olmadan 7 güne kadar kullanılabilen akıllı mobil internet cihazı AC100 tanıtıldı. Toshiba Başyapıtlar Sergisi turuna Afrika, Avrupa ve Ortadoğu’daki ülkelerden önce Türkiye’den başlandığına dikkat çeken Toshiba Bilgisayar ve Görüntü Sistemleri Türkiye Distribütörü TNB A.Ş. Genel Müdürü Aytaç Biter, Türkiye olarak Toshiba’da dünyanın en başarılı pazarlarından biri olduklarını ifade ederek, “Bugün kullandığınız her marka taşınabilir bilgisayarda Toshiba bileşenlerini bulabilirsiniz’’ diye konuştu.</p>
<p>‘PAZAR PAYIMIZ YÜZDE 26’LARA ULAŞTI’<br />
Toshiba’nın Almanya’daki Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Merkezi’nde Türkiye operasyonlarından sorumlu Burçin Sezgen de serginin temasının ünlü ressamların eserlerinin Toshiba’nın gözüyle sunulması olduğunu belirterek, “Bu gezimize Dubai’den başladık, Avrupa’nın ilk ayağını Türkiye’de yapıyoruz’’ dedi. Burçin Sezgen, “2009’a baktığımızda adet bazında yüzde 26’lara çıkan notebook pazar payımız var. Türk tüketicisinin gözünde pazar lideriyiz’’ diye konuştu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetodalari.us/ilk-cift-ekranli-notebook.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
